Unutkanlığı Nedeniyle Yaşlıları Eleştirmek Kaygılarını Artırabilir! 

Haber Giriş Tarihi: 30.10.2026 10:46
Haber Güncellenme Tarihi: 30.10.2026 10:46
https://www.bursaekspress.com

Yaşlılıkta içe kapanma, unutkanlık ve davranış değişiklikleri gibi durumların ortaya çıkabileceğini belirten uzmanlar, bu değişikliklerin yalnızca yaşlanmanın doğal bir sonucu olmayabileceğini söylüyor.

Bazı belirtilerin depresyon, bilişsel sorunlar, ilaç yan etkileri veya farklı sağlık problemleriyle ilişkili olabileceğine dikkat çeken Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen, “Yaş ilerledikçe bazı bilgileri daha geç hatırlamak veya zaman zaman bir ismi çıkarmakta zorlanmak çok doğal bir süreç. Ama özellikle dikkat edilmesi gereken durumlar var. Unutkanlık kişinin günlük yaşamını etkilemeye başladıysa erken değerlendirilmesi gerçekten önemlidir.” dedi.

Yaşlıları unutkanlıkları nedeniyle eleştirmenin kaygılarını artırabileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Şen, ailelere anlayışlı ve destekleyici bir yaklaşım önerdi.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen, yaşlılarda kişilik ve davranış değişiklikleri, unutkanlık ve depresyon belirtilerinin nasıl fark edileceği, hasta yakınlarının nasıl yaklaşması gerektiği ve psikiyatrik tedavinin önemi hakkında açıklamalar yaptı.

Belirgin kişilik değişikliklerini sadece yaşlılığa bağlamak doğru değil!

‘Annem son zamanlarda çok değişti’, ‘eskiden çok sosyaldi’, ‘kimseyle görüşmek istemiyor’, ‘çok alıngan oldu’, çok çabuk sinirleniyor’, ‘her şeyden şüphelenir oldu’ tepkisiyle sık sık karşılaştığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen, “Yaş aldıkça insanın bazı alışkanlıklarının değişmesi gayet normal olabilir. Daha sakin olabilir. Sosyal çevresi biraz daha azalabilir. Ama belirgin ve yeni başlayan bir kişilik veya davranış değişikliğini sadece yaşlılığa bağlamak çok sağlıklı değildir. Çünkü bazen bunlar ciddi anlamda bir depresyonun, bilişsel sorunların, kullanılan bazı ilaçların yan etkilerinin veya başka tıbbi problemlerin sonucu olabilir.” dedi.

Bu tür durumlar karşısında ailelere önerilerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Şen, “‘Sen çok değiştin. Neden böyle oldun?” demek yerine, “Son zamanlarda seni biraz daha içine kapanmış görüyorum. Seni üzen veya sıkan bir şeyler mi var?” gibi yaklaşmak, durumu biraz daha anlayışla karşılamak gerekiyor. Çünkü bazen yaşlı bir insanın davranışındaki değişiklik, bize söyleyemediği çok ciddi bir sıkıntının ilk işareti olabilir. Unutmayalım, yaşlanmak kişiliğin tamamen değişmesi anlamına gelmez. Eğer değişiklik belirginse ve günlük yaşamını özellikle etkiliyorsa bu, bizim dikkatli olmamız gereken bir durumdur.” şeklinde konuştu.

Unutkanlık günlük yaşamı etkilemeye başladıysa göz ardı edilmemeli!

Yaşlılarda her unutkanlığın Alzheimer anlamına gelmediğini hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Şen, “Bir ismi unutmak, anahtarı nereye koyduğunu unutmak, bazen bir yere sakladığı ya da kaldırdığı takılarının veya parasının yerini unutmak… Tüm bunlar hemen Alzheimer olduğu anlamına gelmez.” dedi.

Yaş ilerledikçe bazı bilgileri daha geç hatırlamanın veya zaman zaman bir ismi çıkarmakta zorlanmanın çok doğal bir süreç olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Şen, şöyle devam etti:

“Ama özellikle dikkat edilmesi gereken durumlar var. Unutkanlık kişinin günlük yaşamını etkilemeye başladı mı? Aynı soruyu çok kısa aralıklarla tekrar tekrar soruyor mu? Yakın zamanda yaşanan olayları çok belirgin bir şekilde unutuyor mu? İlaçlarını veya parasını yönetmekte çok zorlanıyor mu? Daha önce çok iyi bildiği işleri yapmakta zorlanıyor mu? Ya da bildiği bir yerde yönünü kaybedebiliyor mu? Evine gelirken bazen evinin yolunu bulmakta zorlanıyor mu?

Bunlar artık normal yakınmalar deyip geçiştirilmemesi gereken durumlardır ve erken değerlendirilmesi gerçekten önemlidir. Çünkü her unutkanlık Alzheimer değildir ama unutkanlıkla ilgili belirtilerin erken saptanması hem yaşlının hem de yaşlı yakınlarının hayatını çok ciddi anlamda kolaylaştırır.”

Unutkanlığı nedeniyle yaşlıları eleştirmek kaygılarını artırabilir!

Unutkanlık durumunda hasta yakınlarına önerilerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Şen, “Özellikle şunun bilinmesi gerekir; ‘Aa, bunu da mı unuttun? Bak, yine unuttun. Sen de bir türlü hatırlamıyorsun.’ gibi cümleler, yaşlı hastalar için gerçekten yoğun anksiyeteye neden olan, unutkanlığın daha da hızlanmasına veya mevcut belirtilerin gizlenmesine yol açabilen durumlardır. O yüzden bu gibi durumlarda hastadaki değişimi iyi gözlemlemek, hastayı iyi anlamak ve bir uzmanla konuşmak her zaman daha sağlıklıdır.” uyarısında bulundu.

Yaşlılarda psikiyatrik yatış, güvenliği sağlamak ve tedaviyi düzenlemek için uygulanıyor!

Yaşlı bir bireyin psikiyatri servisine yatırılması gerektiğinde hem hasta hem de hasta yakınının bazen çok ciddi anlamda travmatize olabildiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Şen, “Bu durum, çok ciddi ve ağır bir hastalık olduğu, hastane yatışının çok uzayacağı ya da hastanın hastaneden hiç çıkamayacağı gibi bir algıya neden olabiliyor.” dedi.

Oysa hastalık çok ağır olduğu için değil, bazen hastanın gerçekten ciddi anlamda yakın bakıma ihtiyacı olduğu için hastaneye yatırılması gerekebildiğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Şen, “Hastanın güvenliğini sağlamak, tedaviyi düzenlemek ve yakından takip etmek için psikiyatrik yatışa başvurabiliyoruz. Özellikle ağır depresyonlarda, intihar riski olan hastalarda, bazen psikotik belirtileri olan yaşlılarda veya temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan yaşlılarda kötüleşmeyi durdurabilmek ve daha hızlı müdahale edebilmek için hastaneye yatışı öneriyoruz. Hastaya, ‘Seni hastaneye yatırıyoruz çünkü çok hastasın.’ demek yerine, ‘Bir süre seni daha yakından takip edelim. Tedavinin düzenlenmesini sağlayalım diye seni bir süre gözlem altında tutacağız.’ gibi bir cümleyle hastanın kaygılarını gidermek önemlidir.” açıklamasını yaptı.

Yaşlılarda içe kapanma ve unutkanlık depresyonun habercisi olabilir!

Yaşlı bir kişinin çoğunlukla ‘ben depresyondayım’ diyerek gelmediğine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen, “Bunun kendisi bile çok farkında olmayabilir.” dedi.

Yaşlılarda depresyonun, gençlerdeki gibi her zaman çok açık bir üzüntüyle ortaya çıkmadığının altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Şen, sözlerini şöyle tamamladı:

“Kişi, ‘Hiçbir şey yapmak istemiyorum. İnsanlarla görüşmek istemiyorum. Eve kimse gelmesin. Çocukların dahi eve gelmesini istemiyorum. Kalabalık oluyor. Başım kaldırmıyor. Rahatsız oluyorum. Çabuk yoruluyorum. Ben zaten yaşlıyım.’ gibi cümlelerle kendini ifade edebilir. Çoğunlukla ağrı belirtileri ön planda seyredebilir. ‘Eskisi gibi düşünemiyorum. Zaten yaşlandım. Eskisi gibi öğrenemiyorum.’ gibi şeyler söyleyebilir. Uyku bozukluğu olabilir. İştah belirgin olarak değişebilir. Enerji azalması özellikle ortaya çıkar.

Bedensel yakınmalar, somatik belirtiler, unutkanlığın artması ve özellikle sosyal hayattan geri çekilme, yaşlılık depresyonunda çok sık gördüğümüz belirtilerdir. Özellikle yeni başlayan içe kapanma ve unutkanlığın ani ilerlemesi, yaşlılık depresyonu açısından ciddi olarak düşünülmesi gereken belirtilerdir. Bazen depresyon, bilişsel işlevlerin belirgin şekilde yavaşlamasıyla da ortaya çıkabilir.

Yaşlılık depresyonunda özellikle dikkat edilmesi gerekir. Çünkü yaşlılık depresyonunda ne yazık ki intihar riski daha ön plandadır. Yaşlılık depresyonu, yaşlılarda birçok hastalıkta olduğu gibi tedaviye biraz daha yavaş yanıt verebilir. O yüzden erken tanınması ve erken tedaviye başlanması çok çok önemlidir.”

Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı