Kudüs'ün kardeş şehri Mardin’den Ortak Ses: 5 Dilli Tepki
Kudüs'ün kardeş şehri Mardin’den Ortak Ses: 5 Dilli Tepki
Kudüs'ün kardeş şehri Mardin’den Ortak Ses: 5 Dilli Tepki
Haber Giriş Tarihi: 01.05.2026 09:35
Haber Güncellenme Tarihi: 01.05.2026 09:35
Kaynak:
IGF
Mardin Sivil Toplum Kuruluşları Platformu, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan ve uluslararası sularda İsrail tarafından müdahaleye uğradığı belirtilen Sumud Filosu’na ilişkin Memur-Sen İl Binası önünde geniş katılımlı bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, yaşananların uluslararası hukukun açık ihlali olduğu vurgulanırken, alıkonulan gönüllülerin derhal serbest bırakılması çağrısı yapıldı.
Şehmus EDİS (MARDİN İGFA)
Platform adına yapılan ortak açıklama, farklı dillerde okunarak Mardin’in çok kültürlü yapısına dikkat çekti. Türkçe metni Memur-Sen İl Başkan Vekili Şeyhmus Demir okurken, Kürtçe açıklamayı Mardin STK Platformu Dönem Sözcüsü Bülent Tekin, Arapça metni Akademisyen Mustafa Kadad, İngilizce metni Eğitimci Mustafa Özdemir ve Süryanice metni Akademisyen Ayşe Hacımustafaoğlu kamuoyuyla paylaştı.
Çok Dilli Mesaj: “Bu Ses İnsanlığın Ortak Vicdanıdır”
Platformun Türkçe açıklamasını okuyan Şeyhmus Demir, Sumud Filosu’na yönelik müdahalenin “korsanvari” olduğunu ifade ederek, uluslararası sularda gerçekleşen bu müdahalenin hiçbir meşruiyet taşımadığını söyledi. Demir, aralarında Memur-Sen Mardin İl Başkanı Abdülselam Demir ve Mardin İHH Yöneticisi Mehmet Atlı’nın da bulunduğu gönüllülerin hukuksuz şekilde alıkonulduğuna vurgu yaparak ayrıca şu talepleri sıraladı: "Alıkonulan tüm gönüllülerin derhal ve koşulsuz serbest bırakılması, Uluslararası toplumun sessiz kalmaması ve somut adımlar atması, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kuruluşların sürece müdahil olması, Türkiye’nin ilgili kurumlarının gerekli diplomatik ve hukuki girişimleri hızla gerçekleştirmesi"dedi.
Kürtçe açıklamayı okuyan Bülent Tekin, Gazze’de yaşananların yalnızca bir coğrafyanın değil tüm insanlığın meselesi olduğunu vurgulayarak, “Bugün burada yükselen ses sadece Mardin’in değil, mazlum halkların ortak sesidir. Uluslararası toplumun bu hukuksuzluğa karşı sessiz kalması kabul edilemez. İnsanlık onuru için herkes sorumluluk almalıdır” ifadelerini kullandı.
Arapça metni okuyan Akademisyen Mustafa Kadad ise Ortadoğu halklarının yaşananlara duyarsız kalmaması gerektiğini belirterek, “Gazze’de akan kan, insanlığın ortak yarasıdır. Bu zulme karşı sessizlik, suça ortak olmaktır. Hukukun ve adaletin yeniden tesis edilmesi için uluslararası toplum derhal harekete geçmelidir” dedi.
İngilizce açıklamayı yapan Eğitimci Mustafa Özdemir, uluslararası kamuoyuna doğrudan çağrıda bulunarak, “This is not only a regional crisis but a global test of justice and human rights. The international community must act decisively to protect civilians and uphold international law. Silence is not neutrality; it is complicity” sözleriyle dikkat çekti.
Süryanice açıklamayı okuyan Akademisyen Ayşe Hacımustafaoğlu ise Mardin’in tarihsel hafızasına vurgu yaparak, “Bu topraklar yüzyıllardır farklı halkların birlikte yaşadığı bir vicdan coğrafyasıdır. Bugün burada dile getirilen çağrı, sadece bugüne değil, insanlığın ortak geleceğine yöneliktir. Zulme karşı durmak, hepimizin ortak sorumluluğudur” şeklinde konuştu.
Hüda Par Milletvekili Şehzade Demir’den Destek
Programın sonunda Hüda Par Milletvekili Şehzade Demir de bir konuşma yaptı. Demir, Gazze’de yaşananların bir insanlık meselesi olduğunu belirterek, uluslararası toplumun çifte standartlı tutumunu eleştirdi. “Sivil insanların hedef alındığı, yardım konvoylarının engellendiği bir dünyada hukuktan söz etmek zorlaşıyor. Ancak bizler bu hukuksuzluk karşısında susmayacağız. Türkiye’nin ve tüm vicdan sahibi insanların bu sürecin takipçisi olması gerekir” dedi.
Demir ayrıca, alıkonulan gönüllülerin bir an önce serbest bırakılması gerektiğini ifade ederek, diplomatik girişimlerin hızlandırılması çağrısında bulundu.
“Takipçisi Olacağız”
Mardin STK Platformu yetkilileri, açıklamanın sonunda bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirterek, “Mazlumların yanında durmaya devam edeceğiz. Bu tür hukuk dışı müdahaleler adalet inancımızı zayıflatmayacak, aksine güçlendirecektir” mesajını verdi.
Basın açıklaması, yapılan duaların ardından sona erdi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Kudüs'ün kardeş şehri Mardin’den Ortak Ses: 5 Dilli Tepki
Kudüs'ün kardeş şehri Mardin’den Ortak Ses: 5 Dilli Tepki
Mardin Sivil Toplum Kuruluşları Platformu, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan ve uluslararası sularda İsrail tarafından müdahaleye uğradığı belirtilen Sumud Filosu’na ilişkin Memur-Sen İl Binası önünde geniş katılımlı bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, yaşananların uluslararası hukukun açık ihlali olduğu vurgulanırken, alıkonulan gönüllülerin derhal serbest bırakılması çağrısı yapıldı.
Şehmus EDİS (MARDİN İGFA)
Platform adına yapılan ortak açıklama, farklı dillerde okunarak Mardin’in çok kültürlü yapısına dikkat çekti. Türkçe metni Memur-Sen İl Başkan Vekili Şeyhmus Demir okurken, Kürtçe açıklamayı Mardin STK Platformu Dönem Sözcüsü Bülent Tekin, Arapça metni Akademisyen Mustafa Kadad, İngilizce metni Eğitimci Mustafa Özdemir ve Süryanice metni Akademisyen Ayşe Hacımustafaoğlu kamuoyuyla paylaştı.
Çok Dilli Mesaj: “Bu Ses İnsanlığın Ortak Vicdanıdır”
Platformun Türkçe açıklamasını okuyan Şeyhmus Demir, Sumud Filosu’na yönelik müdahalenin “korsanvari” olduğunu ifade ederek, uluslararası sularda gerçekleşen bu müdahalenin hiçbir meşruiyet taşımadığını söyledi. Demir, aralarında Memur-Sen Mardin İl Başkanı Abdülselam Demir ve Mardin İHH Yöneticisi Mehmet Atlı’nın da bulunduğu gönüllülerin hukuksuz şekilde alıkonulduğuna vurgu yaparak ayrıca şu talepleri sıraladı: "Alıkonulan tüm gönüllülerin derhal ve koşulsuz serbest bırakılması, Uluslararası toplumun sessiz kalmaması ve somut adımlar atması, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kuruluşların sürece müdahil olması, Türkiye’nin ilgili kurumlarının gerekli diplomatik ve hukuki girişimleri hızla gerçekleştirmesi"dedi.
Kürtçe açıklamayı okuyan Bülent Tekin, Gazze’de yaşananların yalnızca bir coğrafyanın değil tüm insanlığın meselesi olduğunu vurgulayarak, “Bugün burada yükselen ses sadece Mardin’in değil, mazlum halkların ortak sesidir. Uluslararası toplumun bu hukuksuzluğa karşı sessiz kalması kabul edilemez. İnsanlık onuru için herkes sorumluluk almalıdır” ifadelerini kullandı.
Arapça metni okuyan Akademisyen Mustafa Kadad ise Ortadoğu halklarının yaşananlara duyarsız kalmaması gerektiğini belirterek, “Gazze’de akan kan, insanlığın ortak yarasıdır. Bu zulme karşı sessizlik, suça ortak olmaktır. Hukukun ve adaletin yeniden tesis edilmesi için uluslararası toplum derhal harekete geçmelidir” dedi.
İngilizce açıklamayı yapan Eğitimci Mustafa Özdemir, uluslararası kamuoyuna doğrudan çağrıda bulunarak, “This is not only a regional crisis but a global test of justice and human rights. The international community must act decisively to protect civilians and uphold international law. Silence is not neutrality; it is complicity” sözleriyle dikkat çekti.
Süryanice açıklamayı okuyan Akademisyen Ayşe Hacımustafaoğlu ise Mardin’in tarihsel hafızasına vurgu yaparak, “Bu topraklar yüzyıllardır farklı halkların birlikte yaşadığı bir vicdan coğrafyasıdır. Bugün burada dile getirilen çağrı, sadece bugüne değil, insanlığın ortak geleceğine yöneliktir. Zulme karşı durmak, hepimizin ortak sorumluluğudur” şeklinde konuştu.
Hüda Par Milletvekili Şehzade Demir’den Destek
Programın sonunda Hüda Par Milletvekili Şehzade Demir de bir konuşma yaptı. Demir, Gazze’de yaşananların bir insanlık meselesi olduğunu belirterek, uluslararası toplumun çifte standartlı tutumunu eleştirdi. “Sivil insanların hedef alındığı, yardım konvoylarının engellendiği bir dünyada hukuktan söz etmek zorlaşıyor. Ancak bizler bu hukuksuzluk karşısında susmayacağız. Türkiye’nin ve tüm vicdan sahibi insanların bu sürecin takipçisi olması gerekir” dedi.
Demir ayrıca, alıkonulan gönüllülerin bir an önce serbest bırakılması gerektiğini ifade ederek, diplomatik girişimlerin hızlandırılması çağrısında bulundu.
“Takipçisi Olacağız”
Mardin STK Platformu yetkilileri, açıklamanın sonunda bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirterek, “Mazlumların yanında durmaya devam edeceğiz. Bu tür hukuk dışı müdahaleler adalet inancımızı zayıflatmayacak, aksine güçlendirecektir” mesajını verdi.
Basın açıklaması, yapılan duaların ardından sona erdi.
Kaynak: IGF
En Çok Okunan Haberler