TTB'den Sağlık Raporları Yönetmeliği'nin iptaline dava
TTB'den Sağlık Raporları Yönetmeliği'nin iptaline dava
Haber Giriş Tarihi: 21.07.2026 17:32
Haber Güncellenme Tarihi: 21.07.2026 17:32
Kaynak:
IGF
Türk Tabipleri Birliği (TTB), 19 Mayıs 2026'da yürürlüğe giren Sağlık Raporları Yönetmeliği'nin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Danıştay'da dava açtı. TTB, düzenlemenin sağlık hizmetine erişimi zorlaştırdığını ve hekimlerin mesleki özerkliğini zedelediğini savundu.
ANKARA (İGFA) - Türk Tabipleri Birliği (TTB), 19 Mayıs 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Raporları Yönetmeliği hakkında yargı yoluna başvurdu.
TTB'den yapılan yazılı açıklamada, yönetmeliğin yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle 18 Temmuz 2026 tarihinde dava açıldığı bildirildi. Dava dilekçesinde, ilk bakışta sağlık raporları ve e-Rapor sistemine ilişkin teknik bir düzenleme gibi görünen yönetmeliğin; sağlık hizmetine erişim, hekimlerin mesleki özerkliği, koruyucu sağlık hizmetleri, işçi sağlığı uygulamaları ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin ücretsiz sunulması gibi temel alanlarda önemli sonuçlar doğurduğu öne sürüldü.
TTB, düzenlemeyle sağlık raporlarının yalnızca idari bir belge olmaktan çıkarılarak ekonomik, dijital ve cezai yükümlülükler içeren bir uygulamaya dönüştürüldüğünü savundu. Bu durumun, vatandaşların sağlık hizmetine erişimini zorlaştırdığı ve hekimlerin bilimsel değerlendirme yapma alanını daralttığı iddia edildi.
Açıklamada, yönetmeliğin sağlık raporlarını ücretlendiren, dijital platform kullanımını zorunlu hale getiren ve usule aykırılık gerekçesiyle cezai yaptırım mekanizmaları öngören kapalı bir sistem oluşturduğu ileri sürüldü.
TTB ayrıca, işçi sağlığı alanında işverenlerin sorumluluğunun kamu sağlık hizmetleri üzerinden karşılanmaya çalışıldığını savunarak, bunun kamu yararı ve mevcut hukuki düzenlemelerle bağdaşmadığını ifade etti.
Dava dilekçesinde, yönetmeliğin kanuna uygunluk, öngörülebilirlik, ölçülülük ve kamu yararı ilkelerine aykırı olduğu öne sürülerek, düzenlemenin sağlık hizmetlerini mali ve teknik koşullara bağımlı hale getirdiği, hekimlerin mesleki takdir yetkisini sınırlandırdığı ve vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini güçleştirdiği iddia edildi. TTB, söz konusu gerekçeler doğrultusunda yönetmeliğin yürütmesinin durdurulması ve iptaline karar verilmesini talep etti.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
TTB'den Sağlık Raporları Yönetmeliği'nin iptaline dava
Türk Tabipleri Birliği (TTB), 19 Mayıs 2026'da yürürlüğe giren Sağlık Raporları Yönetmeliği'nin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Danıştay'da dava açtı. TTB, düzenlemenin sağlık hizmetine erişimi zorlaştırdığını ve hekimlerin mesleki özerkliğini zedelediğini savundu.
ANKARA (İGFA) - Türk Tabipleri Birliği (TTB), 19 Mayıs 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Raporları Yönetmeliği hakkında yargı yoluna başvurdu.
TTB'den yapılan yazılı açıklamada, yönetmeliğin yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle 18 Temmuz 2026 tarihinde dava açıldığı bildirildi. Dava dilekçesinde, ilk bakışta sağlık raporları ve e-Rapor sistemine ilişkin teknik bir düzenleme gibi görünen yönetmeliğin; sağlık hizmetine erişim, hekimlerin mesleki özerkliği, koruyucu sağlık hizmetleri, işçi sağlığı uygulamaları ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin ücretsiz sunulması gibi temel alanlarda önemli sonuçlar doğurduğu öne sürüldü.
TTB, düzenlemeyle sağlık raporlarının yalnızca idari bir belge olmaktan çıkarılarak ekonomik, dijital ve cezai yükümlülükler içeren bir uygulamaya dönüştürüldüğünü savundu. Bu durumun, vatandaşların sağlık hizmetine erişimini zorlaştırdığı ve hekimlerin bilimsel değerlendirme yapma alanını daralttığı iddia edildi.
Açıklamada, yönetmeliğin sağlık raporlarını ücretlendiren, dijital platform kullanımını zorunlu hale getiren ve usule aykırılık gerekçesiyle cezai yaptırım mekanizmaları öngören kapalı bir sistem oluşturduğu ileri sürüldü.
TTB ayrıca, işçi sağlığı alanında işverenlerin sorumluluğunun kamu sağlık hizmetleri üzerinden karşılanmaya çalışıldığını savunarak, bunun kamu yararı ve mevcut hukuki düzenlemelerle bağdaşmadığını ifade etti.
Dava dilekçesinde, yönetmeliğin kanuna uygunluk, öngörülebilirlik, ölçülülük ve kamu yararı ilkelerine aykırı olduğu öne sürülerek, düzenlemenin sağlık hizmetlerini mali ve teknik koşullara bağımlı hale getirdiği, hekimlerin mesleki takdir yetkisini sınırlandırdığı ve vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini güçleştirdiği iddia edildi. TTB, söz konusu gerekçeler doğrultusunda yönetmeliğin yürütmesinin durdurulması ve iptaline karar verilmesini talep etti.
Kaynak: IGF
En Çok Okunan Haberler