ODTÜ GÜNAM Silisyum PV Birimi Koordinatörü Prof. Dr. Raşit Turan, güneş panellerinin çevreyi kirlettiği yönündeki iddiaların bilimsel gerçeklerle örtüşmediğini belirterek, modern güneş panellerinin zehirli madde içermediğini ve geleceğin en temiz enerji kaynaklarından biri olduğunu söyledi.
ODTÜ GÜNAM Silisyum PV Birimi Koordinatörü Prof. Dr. Raşit Turan, güneş enerjisi sistemleri hakkında kamuoyunda dile getirilen “çevreyi kirletiyor” iddialarının bilimsel gerçeklerle örtüşmediğini söyledi. Turan, modern güneş panellerinin büyük bölümünün silisyum tabanlı olduğunu ve kullanılan malzemelerin doğaya zararlı olmadığını vurguladı.
Dünyada kullanılan güneş panellerinin yüzde 95’inden fazlasının silisyum tabanlı hücrelerden oluştuğunu belirten Turan, silisyumun doğada en yaygın bulunan elementlerden biri olduğuna dikkat çekti. Turan, “Silisyum güneş hücreleri tellerle birbirine bağlanarak iki cam arasına ya da cam ile polimer tabanlı bir başka tabaka arasına sabitlenir. Silisyum, yer kabuğunun %25 ini oluşturan SiO2 malzemesinden elde edilir ve zehirli değildir. Silisyum dışında alüminyum, gümüş, cam ve polimer gibi malzemeler kullanılır. Bu malzemelerin hiç birisi zehirli değildir” dedi.
Günümüzde kullanılan modern fotovoltaik panellerin herhangi bir madde salımı yapmadığını ve çalışırken hava, su veya toprak kirliliği oluşturmadığını ifade eden Turan, güneş panellerinin zehirli olduğuna dair iddiaların yanıltıcı olduğunu kaydetti. Turan, “Şu anda yaygın kullanımı olmayan CdTe ince film panellerde yer alan Cd elementi bu yönde bir algı oluşturmuştur. Ancak, mevcut Si tabanlı panellerde bu element kullanılmadığından herhangi bir tehlike söz konusu değildir” dedi.
Turan, güneş panellerinin fosil yakıtlı enerji kaynaklarıyla kıyaslandığında çevresel etkilerinin son derece düşük olduğuna dikkat çekerek, “Paneller güneşin altında sessizce enerji üretir, atık üretmez, herhangi bir gaz salımı yapmaz. Bugün dünyada hiçbir enerji üretim teknolojisi çevre dostluğu açısından güneş enerjisiyle yarışabilecek seviyede değildir” diye konuştu.
Temiz enerji dönüşümünün merkezinde güneş var
Küresel enerji dönüşümünde güneş enerjisinin kritik rol üstlendiğinin altını çizen Turan, Türkiye’nin de bu alanda büyük bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Turan, Türkiye’nin sahip olduğu yüksek güneşlenme süresi ve coğrafi avantaj sayesinde Avrupa’nın en önemli güneş enerjisi merkezlerinden biri olabileceğini belirterek, şunları kaydetti: “Türkiye güneşlenme süresiyle son derece güçlü bir potansiyele sahip. Bu potansiyelin doğru yatırımlarla değerlendirilmesi hem enerji ithalatının azaltılmasına hem de ekonomik kalkınmaya önemli katkı sağlayacaktır. Bunun yanında güneş teknolojileri, ileri malzeme teknolojileri, enerji depolama ve yüksek teknoloji üretimi gibi birçok alanı besleyen büyük bir ekosistem oluşturuyor. Bu alanda Türkiye’nin önünde önemli bir fırsat durmaktadır. Ülkemizin yalnızca kullanıcı değil teknoloji geliştiren ve ihraç eden bir ülke olması mümkündür. Son yıllarda meydana gelene gelişmeler Türkiye’nin bu yönde ilerlemesini desteklemektedir. Kısacası; dünyanın geleceği için temiz enerjiye geçiş hızlanmalı. Güneş enerjisi de bu dönüşümün en güçlü aktörlerinden biri. Sessiz, temiz ve sürdürülebilir yapısıyla gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmanın anahtarlarından biri olacaktır”
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
“Güneş Panelleri Doğayı Kirletiyor” İddiaları Gerçeği Yansıtmıyor
ODTÜ GÜNAM Silisyum PV Birimi Koordinatörü Prof. Dr. Raşit Turan, güneş panellerinin çevreyi kirlettiği yönündeki iddiaların bilimsel gerçeklerle örtüşmediğini belirterek, modern güneş panellerinin zehirli madde içermediğini ve geleceğin en temiz enerji kaynaklarından biri olduğunu söyledi.
ODTÜ GÜNAM Silisyum PV Birimi Koordinatörü Prof. Dr. Raşit Turan, güneş enerjisi sistemleri hakkında kamuoyunda dile getirilen “çevreyi kirletiyor” iddialarının bilimsel gerçeklerle örtüşmediğini söyledi. Turan, modern güneş panellerinin büyük bölümünün silisyum tabanlı olduğunu ve kullanılan malzemelerin doğaya zararlı olmadığını vurguladı.
Dünyada kullanılan güneş panellerinin yüzde 95’inden fazlasının silisyum tabanlı hücrelerden oluştuğunu belirten Turan, silisyumun doğada en yaygın bulunan elementlerden biri olduğuna dikkat çekti. Turan, “Silisyum güneş hücreleri tellerle birbirine bağlanarak iki cam arasına ya da cam ile polimer tabanlı bir başka tabaka arasına sabitlenir. Silisyum, yer kabuğunun %25 ini oluşturan SiO2 malzemesinden elde edilir ve zehirli değildir. Silisyum dışında alüminyum, gümüş, cam ve polimer gibi malzemeler kullanılır. Bu malzemelerin hiç birisi zehirli değildir” dedi.
Günümüzde kullanılan modern fotovoltaik panellerin herhangi bir madde salımı yapmadığını ve çalışırken hava, su veya toprak kirliliği oluşturmadığını ifade eden Turan, güneş panellerinin zehirli olduğuna dair iddiaların yanıltıcı olduğunu kaydetti. Turan, “Şu anda yaygın kullanımı olmayan CdTe ince film panellerde yer alan Cd elementi bu yönde bir algı oluşturmuştur. Ancak, mevcut Si tabanlı panellerde bu element kullanılmadığından herhangi bir tehlike söz konusu değildir” dedi.
Turan, güneş panellerinin fosil yakıtlı enerji kaynaklarıyla kıyaslandığında çevresel etkilerinin son derece düşük olduğuna dikkat çekerek, “Paneller güneşin altında sessizce enerji üretir, atık üretmez, herhangi bir gaz salımı yapmaz. Bugün dünyada hiçbir enerji üretim teknolojisi çevre dostluğu açısından güneş enerjisiyle yarışabilecek seviyede değildir” diye konuştu.
Temiz enerji dönüşümünün merkezinde güneş var
Küresel enerji dönüşümünde güneş enerjisinin kritik rol üstlendiğinin altını çizen Turan, Türkiye’nin de bu alanda büyük bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Turan, Türkiye’nin sahip olduğu yüksek güneşlenme süresi ve coğrafi avantaj sayesinde Avrupa’nın en önemli güneş enerjisi merkezlerinden biri olabileceğini belirterek, şunları kaydetti: “Türkiye güneşlenme süresiyle son derece güçlü bir potansiyele sahip. Bu potansiyelin doğru yatırımlarla değerlendirilmesi hem enerji ithalatının azaltılmasına hem de ekonomik kalkınmaya önemli katkı sağlayacaktır. Bunun yanında güneş teknolojileri, ileri malzeme teknolojileri, enerji depolama ve yüksek teknoloji üretimi gibi birçok alanı besleyen büyük bir ekosistem oluşturuyor. Bu alanda Türkiye’nin önünde önemli bir fırsat durmaktadır. Ülkemizin yalnızca kullanıcı değil teknoloji geliştiren ve ihraç eden bir ülke olması mümkündür. Son yıllarda meydana gelene gelişmeler Türkiye’nin bu yönde ilerlemesini desteklemektedir. Kısacası; dünyanın geleceği için temiz enerjiye geçiş hızlanmalı. Güneş enerjisi de bu dönüşümün en güçlü aktörlerinden biri. Sessiz, temiz ve sürdürülebilir yapısıyla gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmanın anahtarlarından biri olacaktır”
Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı
Kaynak: Kapsül
En Çok Okunan Haberler