Konut sektöründe alıcıların beklentileri değişirken, proje seçiminde yalnızca dairenin metrekare büyüklüğü, fiyatı ve lokasyonu değil; sosyal alanların niteliği, günlük yaşamı kolaylaştıran olanaklar ve projenin sunduğu yaşam deneyimi de belirleyici hale geliyor.
Yeni nesil konut projelerinde spor alanlarından yürüyüş parkurlarına, çocuk oyun alanlarından dinlenme ve sosyalleşme noktalarına kadar pek çok unsur, konutun değerini belirleyen temel kriterler arasında öne çıkıyor. Konutun değeri dört duvarın ötesine taşınıyor…
Konut sektöründe değişen tüketici beklentileri, proje geliştirme anlayışını da dönüştürüyor. Günümüzde konut alıcıları için dairenin büyüklüğü, fiyatı ve konumu kadar; projenin sunduğu sosyal imkanlar, yeşil alanlar, çocuklara yönelik kullanım alanları, spor ve dinlenme imkanları da yaşam kalitesinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, konut projelerinde sosyal alanların giderek daha stratejik bir konuma geldiğini belirterek, "Bir konut projesini değerlendirirken artık yalnızca dairenin metrekaresine bakılmıyor. İnsanlar günün nasıl geçeceğini, çocuklarının nerede oynayacağını, sporunu nerede yapacağını, dinlenebileceği ve sosyalleşebileceği alanların olup olmadığını da düşünüyor. Dolayısıyla konutun değeri, dört duvarın dışına taşan bir yaşam deneyimiyle birlikte değerlendiriliyor" ifadelerinde bulundu.
Sosyal alanlar artık projenin tamamlayıcısı değil
Konut projelerinde sosyal donatıların geçmişte daha çok tamamlayıcı bir özellik olarak görüldüğünü ifade eden Yılmaz, yeni dönemde bu yaklaşımın değiştiğine dikkat çekti. Yılmaz, "Sosyal alanları artık projenin son aşamasında eklenen unsurlar olarak görmemek gerekiyor. Bunların konutlarla, peyzajla ve ortak kullanım alanlarıyla birlikte düşünülmesi, yaşamın doğal bir parçası haline getirilmesi gerekiyor. Biz Medar İnşaat olarak proje geliştirirken bu bütünlüğü önemsiyoruz" ifadelerinde bulundu.
Konut alıcısının beklentisinin yalnızca bugünkü ihtiyaçlarla sınırlı olmadığını belirten Yılmaz, ailelerin uzun vadeli yaşamlarını da dikkate aldığını söyledi. Yılmaz, "İnsanlar satın aldıkları evin kendilerine birkaç yıl sonra da aynı yaşam konforunu sunmasını istiyor. Çocukların büyümesi, farklı yaş gruplarının ihtiyaçları ve günlük yaşam alışkanlıklarının değişmesiyle birlikte sosyal alanların niteliği daha da önemli hale geliyor" ifadelerinde bulundu.
Rekabet yaşam kalitesi üzerinden şekilleniyor
Sektörde artan proje çeşitliliğinin geliştiricileri farklılaşmaya yönelttiğini belirten Yılmaz, önümüzdeki dönemde rekabetin yalnızca fiyat ve metrekare üzerinden yürümeyeceğini ifade ederek, "Konut sektöründe rekabetin giderek yaşam kalitesi üzerinden şekilleneceğine inanıyoruz. Aynı bölgede benzer metrekare ve fiyat seçenekleri sunan projeler arasında farkı yaratacak unsur, insanlara nasıl bir yaşam sunduğunuz olacak. Bu nedenle sosyal alanların niteliği, tasarımı ve gerçekten kullanılabilir olması her geçen gün daha fazla önem kazanıyor" ifadelerinde bulundu.
Medar İnşaat, konut projelerinde mimari ve teknik özelliklerin yanı sıra sosyal yaşamı destekleyen alanları da bütüncül proje yaklaşımının bir parçası olarak ele alıyor. Şirket, konutun yalnızca fiziksel bir yapı değil, sakinlerinin günlük yaşamına değer katan bir çevre olması gerektiği anlayışıyla hareket ediyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Konut Projelerinde Sosyal Alan Yarışı
Konut sektöründe alıcıların beklentileri değişirken, proje seçiminde yalnızca dairenin metrekare büyüklüğü, fiyatı ve lokasyonu değil; sosyal alanların niteliği, günlük yaşamı kolaylaştıran olanaklar ve projenin sunduğu yaşam deneyimi de belirleyici hale geliyor.
Yeni nesil konut projelerinde spor alanlarından yürüyüş parkurlarına, çocuk oyun alanlarından dinlenme ve sosyalleşme noktalarına kadar pek çok unsur, konutun değerini belirleyen temel kriterler arasında öne çıkıyor. Konutun değeri dört duvarın ötesine taşınıyor…
Konut sektöründe değişen tüketici beklentileri, proje geliştirme anlayışını da dönüştürüyor. Günümüzde konut alıcıları için dairenin büyüklüğü, fiyatı ve konumu kadar; projenin sunduğu sosyal imkanlar, yeşil alanlar, çocuklara yönelik kullanım alanları, spor ve dinlenme imkanları da yaşam kalitesinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, konut projelerinde sosyal alanların giderek daha stratejik bir konuma geldiğini belirterek, "Bir konut projesini değerlendirirken artık yalnızca dairenin metrekaresine bakılmıyor. İnsanlar günün nasıl geçeceğini, çocuklarının nerede oynayacağını, sporunu nerede yapacağını, dinlenebileceği ve sosyalleşebileceği alanların olup olmadığını da düşünüyor. Dolayısıyla konutun değeri, dört duvarın dışına taşan bir yaşam deneyimiyle birlikte değerlendiriliyor" ifadelerinde bulundu.
Sosyal alanlar artık projenin tamamlayıcısı değil
Konut projelerinde sosyal donatıların geçmişte daha çok tamamlayıcı bir özellik olarak görüldüğünü ifade eden Yılmaz, yeni dönemde bu yaklaşımın değiştiğine dikkat çekti. Yılmaz, "Sosyal alanları artık projenin son aşamasında eklenen unsurlar olarak görmemek gerekiyor. Bunların konutlarla, peyzajla ve ortak kullanım alanlarıyla birlikte düşünülmesi, yaşamın doğal bir parçası haline getirilmesi gerekiyor. Biz Medar İnşaat olarak proje geliştirirken bu bütünlüğü önemsiyoruz" ifadelerinde bulundu.
Konut alıcısının beklentisinin yalnızca bugünkü ihtiyaçlarla sınırlı olmadığını belirten Yılmaz, ailelerin uzun vadeli yaşamlarını da dikkate aldığını söyledi. Yılmaz, "İnsanlar satın aldıkları evin kendilerine birkaç yıl sonra da aynı yaşam konforunu sunmasını istiyor. Çocukların büyümesi, farklı yaş gruplarının ihtiyaçları ve günlük yaşam alışkanlıklarının değişmesiyle birlikte sosyal alanların niteliği daha da önemli hale geliyor" ifadelerinde bulundu.
Rekabet yaşam kalitesi üzerinden şekilleniyor
Sektörde artan proje çeşitliliğinin geliştiricileri farklılaşmaya yönelttiğini belirten Yılmaz, önümüzdeki dönemde rekabetin yalnızca fiyat ve metrekare üzerinden yürümeyeceğini ifade ederek, "Konut sektöründe rekabetin giderek yaşam kalitesi üzerinden şekilleneceğine inanıyoruz. Aynı bölgede benzer metrekare ve fiyat seçenekleri sunan projeler arasında farkı yaratacak unsur, insanlara nasıl bir yaşam sunduğunuz olacak. Bu nedenle sosyal alanların niteliği, tasarımı ve gerçekten kullanılabilir olması her geçen gün daha fazla önem kazanıyor" ifadelerinde bulundu.
Medar İnşaat, konut projelerinde mimari ve teknik özelliklerin yanı sıra sosyal yaşamı destekleyen alanları da bütüncül proje yaklaşımının bir parçası olarak ele alıyor. Şirket, konutun yalnızca fiziksel bir yapı değil, sakinlerinin günlük yaşamına değer katan bir çevre olması gerektiği anlayışıyla hareket ediyor.
Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı
Kaynak: Kapsül
En Çok Okunan Haberler