Geçtiğimiz günlerde Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin 'Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları' verilerini açıkladı. TÜİK verilerine göre, Türkiye'nin nüfusu 2025 yılı sonunda 86 milyon 92 bin 168 kişiye ulaştı. Bir önceki yıla göre 427 bin 224 kişilik bir artış kaydedilirken; yıllık nüfus artış hızı binde 3,4'ten binde 5'e yükseldi. Artış devam edecek.
Gelelim Bursa'ya...
TÜİK'in paylaştığı 2025 yılı verilerinde gözler Bursa'ya çevrildi. Bursa'nın nüfusu 2025 yılında 3 milyon 263 bin 11 kişiye yükseldi. Şehrin nüfusu bir önceki yıla göre yaklaşık 24 bin 400 kişi arttı. Dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise Bursa'da kadın nüfusunun erkek nüfusundan 6 bin 587 kişi daha fazla olmasıydı.
Bursa'nın yıllık nüfus artış hızı binde 7,5 olarak ölçülürken, gözler nüfusun en az olduğu ilçelere çevrildi. İşsizliğin yüksek olması, tarım ve hayvancılıkta istenilen gelire ulaşılamaması, yöre halkını mecburen göçe zorluyor. Bu durum, yıllardır devam eden dağ ilçelerindeki nüfus kaybının sürmesine neden oluyor.
İşte 4 dağ İlçemizin 2025 Yılı Sonu Nüfus Verileri:
Orhaneli (106 kişilik azalış)
2024: 19 bin 069
2025: 18 bin 963
Keles (232 kişilik azalış)
2024: 11 bin 171
2025: 10 bin 939
Büyükorhan (448 kişilik azalış)
2024: 9 bin 596
2025: 9 bin 148
Harmancık (115 kişilik azalış)
2024: 6 bin 204
2025: 6 bin 089
Verilere göre dağ yöremizin en az nüfusa sahip ilçesi Harmancık oldu. Araştırmalarıma göre, 15 yıl öncesine, yani 2010 yılına baktığımızda dağ ilçelerindeki nüfus tablosu şöyleydi:
Orhaneli: 23.530
Keles: 14.641
Büyükorhan: 12.743
Harmancık: 7.894
Görüldüğü üzere, 15 yıllık süreçte nüfus giderek azalmış. Eğer göç bu hızla devam ederse, 2035 yılına gelindiğinde dağ ilçelerimizde çok sayıda hayalet köy ile karşılaşacağımız aşikâr.
***
En büyük sorun işsizlik. Bu sorunun çözümü için dağ ilçelerinin verimli toprakları ve doğasının turizme kazandırılması gerekiyor. Yöre adına güzel hizmetler yapılıyor, bunu görmezden gelemeyiz. Maksadımız kimseyi hedefe koymak değil; aksine yörenin doğal dengesini koruyacak yatırımların bir an önce hayata geçirilmesidir.
Burada yörenin iş insanlarına büyük görev düşüyor. Her şeyi devletten beklemek yerine bizler de elimizi taşın altına koymalıyız. Dağ yöresinde doğmuş, çocukluğu oralarda geçmiş, en güzel anılarını o topraklarda biriktirmiş olanların, vefa borçlarını bu bölgelere yatırım yaparak ödemeleri gerektiğini bir kez daha belirtmekte fayda var.
Başta Bursa milletvekilleri olmak üzere, siyasi parti il ve ilçe başkanlarına, STK temsilcilerine ve derneklere bu konuda büyük görevler düştüğünün altını çizmek isterim.
Şimdilik esen kalın...